Kariyer

Portföy Hazırlarken Proje Seçimi, Anlatım ve Sunum

İyi bir portföy proje deposu değil, karar günlüğüdür. Bu yazıda hangi işleri seçeceğinizi, onları nasıl anlatacağınızı ve sayfayı nasıl kuracağınızı anlatıyorum.

  • Selin Yağmur Tan
  • 17 Temmuz 2026
  • 8 dakikalık okuma

Portföy incelerken en sık gördüğüm şey, ekran görüntüsü galerisine dönüşmüş sayfalardır. Renkli görseller alt alta dizilmiştir, her birinin altında bir iki kelimelik başlık vardır ve bakan kişi ne yapıldığını, neden yapıldığını, kimin yaptığını anlamadan sayfayı kapatır. Oysa portföyün işi güzel görünmek değil, düşünme biçiminizi göstermektir.

Bir portföyü inceleyen kişinin zamanı kısıtlıdır. İlk bakışta bir sayfayı taramak dakikalar değil saniyeler alır. Bu yüzden portföy, uzunluğuyla değil netliğiyle kazanır. Üç iyi anlatılmış iş, on yarım kalmış işten daha güçlüdür.

Hangi işleri seçmeli

Seçim yaparken tek ölçü sonucun güzelliği olmamalı. Bir işin portföye girip girmeyeceğine karar verirken şunlara bakın:

  • Uçtan uca bitmiş mi? Yarım kalan işler, ne kadar iddialı olursa olsun soru işareti bırakır.
  • Kararlarını anlatabiliyor musunuz? Neden bu yapıyı, bu akışı, bu aracı seçtiğinizi açıklayamıyorsanız o iş sizi temsil etmez.
  • Hedeflediğiniz işe yakın mı? Arayüz tasarımı işi arıyorsanız portföyün ağırlığı orada olmalı.
  • Farklı bir yön gösteriyor mu? Birbirinin kopyası üç iş, aslında tek iş sayılır.

Okulda ya da kursta yapılan ödevler portföye girebilir, ancak herkesin aynı şablonla ürettiği bir çalışma tek başına ayırt edici olmaz. Bu tür işleri kendi eklediğiniz bir kısımla farklılaştırın: farklı bir veri kümesi, ek bir özellik, yeniden düşünülmüş bir akış.

Anlatım: sonucu değil süreci gösterin

Her iş için kısa ve tutarlı bir yapı kurun. Bu yapı sayfa boyunca aynı kaldığında okuyucu aradığını nerede bulacağını bilir. Şu beş başlık çoğu iş için yeterlidir:

  1. Sorun: Ne yapılması gerekiyordu, kim için?
  2. Kısıtlar: Süre, bütçe, ekip, teknik sınırlar neydi?
  3. Kararlar: Hangi seçenekler vardı, hangisini neden seçtiniz?
  4. Sonuç: Ortaya ne çıktı? Görsel, ekran kaydı ya da bağlantı.
  5. Sonrasında: Bugün yeniden yapsanız neyi değiştirirdiniz?
Portföyünüzde en çok konuşan bölüm, çoğu zaman “bugün olsa neyi değiştirirdim” bölümüdür. Kendi işine eleştirel bakabilen kişi, birlikte çalışılabilir kişidir.

Sayı vermek istiyorsanız yalnızca gerçekten ölçtüğünüz şeyi yazın. Uydurulmuş yüzdeler görüşmede ilk soruda dağılır. Ölçemediğiniz bir iyileşmeyi niteliksel anlatmak da mümkündür: “form üç adımdan iki adıma indi” cümlesi, uydurma bir oran vermekten daha inandırıcıdır.

Ekip işlerinde payınızı dürüstçe yazın

Birlikte yapılan işlerde en sık düşülen hata, katkıyı belirsiz bırakmaktır. “Bu projede çalıştım” cümlesi hiçbir şey söylemez. Bunun yerine rolünüzü ve sınırını açıkça yazın: hangi ekranları siz kurguladınız, hangi kısmı başkası yaptı, kararlarda hangi noktada söz sahibiydiniz. Dürüst bir sınır çizmek güveni artırır.

Sunum: sayfanın kendisi de bir iş örneğidir

Portföy sayfanız, dikkat verdiğiniz ayrıntıların ilk kanıtıdır. Sayfa yavaş açılıyorsa, telefonda okunmuyorsa ya da yazılar arasında hiç nefes yoksa bu, işiniz hakkında bir şey söyler. Birkaç temel kural yeterlidir:

  • Ana sayfada en fazla altı iş gösterin, gerisini ayrı bir sayfaya alın.
  • Görselleri sıkıştırın; ağır dosyalar sabırla değil kapatmayla karşılanır.
  • Yazı boyutunu okunur tutun ve satır uzunluğunu makul bir genişlikte sınırlayın.
  • İletişim bilgisini gizlemeyin; her sayfadan ulaşılabilir olsun.
  • Her işin bir tarih aralığı olsun; güncelliği görünür kılın.

Görüşmede portföyü nasıl kullanırsınız

Görüşmede portföyü baştan sona gezmeyin. Karşı tarafın ilgisini çeken işi sorun ve o işte on dakikalık bir hikâye anlatın: sorun, tıkanma anı, denediğiniz yol, vazgeçtiğiniz yol, çıkan sonuç. Tıkandığınız anı anlatmaktan çekinmeyin; işin gerçekten sizin olduğunu gösteren ayrıntı çoğu zaman oradadır.

Henüz gösterilecek işi olmayanlar için

Portföy kurmanın en zor tarafı ilk üç işi çıkarmaktır. Elinizde müşteri işi yoksa kendi sorununuzu çözün. Her gün kullandığınız bir şeyin sizi rahatsız eden bir tarafı mutlaka vardır: karışık bir form, okunmayan bir tablo, elle yapılan tekrarlı bir işlem. Bunlardan biri üzerine kurulan küçük bir çalışma, uydurma bir kurum için yapılan iddialı bir tasarımdan daha inandırıcıdır; çünkü gerçek bir ihtiyaçtan doğmuştur.

Mevcut bir ürünü yeniden tasarlıyorsanız iki kurala uyun. Birincisi, ürünün adını kullanacaksanız bunun bağımsız bir çalışma olduğunu açıkça yazın. İkincisi, yalnızca ekranı güzelleştirmeyin; hangi sorunu çözmeye çalıştığınızı ve neyi ölçmeye niyetlendiğinizi anlatın. Gerekçesiz bir yeniden tasarım, iyi görünse bile boşlukta durur.

Geri bildirimi kimden almalı

Portföyünüzü yayımlamadan önce iki farklı kişiye gösterin: alanı bilen biri ve alanı hiç bilmeyen biri. İlki kararlarınızı sorgular, ikincisi anlaşılırlığı ölçer. İkinci kişi ilk otuz saniyede ne yaptığınızı söyleyemiyorsa metin fazla içeriden yazılmış demektir.

Portföy bir kez yapılıp bırakılan bir iş değildir. Yılda iki kez oturup en zayıf işi çıkarmak, yeni bir iş eklemek ve anlatımları tazelemek yeterlidir. Arayüz tarafını derinleştirmek isterseniz platformdaki Figma ile Arayüz Tasarımı kursu sunum düzeni konusunda iyi bir başlangıç noktası.

#portföy #proje #sunum #tasarım #işe başvuru
Yazar

Selin Yağmur Tan

Arayüz ve Deneyim Tasarımı Eğitmeni

Selin Yağmur Tan dokuz yıldır dijital ürün tasarlıyor ve son dört yıldır tasarım sistemleri kuruyor. Grafik tasarım geçmişinden gelen tipografi ilgisini ekran tasarımına taşıdı. Derslerinde her kararı…

Yazarın kursları

Benzer yazılar