Öğrenme Alışkanlığı Kurmak: Küçük ve Sürdürülebilir Bir Sistem
Motivasyon gelip geçer, alışkanlık kalır. Bu yazıda haftada birkaç saatle sürdürülebilir bir öğrenme düzeninin…
Mentorluk resmî bir program olmak zorunda değil; çoğu zaman iyi kurulmuş bir ilişkidir. Bu yazıda mentor aramanın, istemenin ve ilişkiyi sürdürmenin yollarını anlatıyorum.
Mentorluk denince akla genellikle resmî bir program gelir: eşleştirme formu, aylık görüşme takvimi, ilerleme raporu. Oysa gerçekte işe yarayan mentorluk ilişkilerinin çoğu bu kadar düzenli değildir. Çoğu zaman biri sorar, biri cevap verir; sonra bu alışveriş tekrarlanır ve bir noktada ilişkiye dönüşür. Bu yazı, o ilişkinin nasıl kurulacağı ve nasıl yürütüleceği üzerine.
Mentor bir yönetici değildir, bir öğretmen de değildir. Size ödev vermez, ilerlemenizi takip etmek zorunda değildir ve kariyerinizin sorumluluğunu üstlenmez. Yaptığı şey daha dar ama daha kıymetlidir: kendi deneyiminden yola çıkarak size bir görüş sunar. O görüşü ne yapacağınıza siz karar verirsiniz.
Bu ayrım netleşmediğinde ilişki hızla yıpranır. Her kararı mentora sormak, karşı tarafı yorar ve sizi de bağımlı hâle getirir. Sağlıklı ölçü şudur: kendi başınıza ilerleyin, tıkandığınız yerlerde başkasının deneyimi fark yaratacaksa sorun.
En sık yapılan hata, alanın en görünür kişisini hedeflemektir. Oysa iyi bir mentor genellikle sizden birkaç adım önde olan kişidir. Aradaki mesafe kısa olduğunda tavsiye de somut olur; çünkü karşı taraf sizin bulunduğunuz noktayı yakın zamanda geçmiştir.
“Mentorum olur musunuz?” sorusu, iyi niyetli olsa da karşı tarafı zorlar. Çünkü belirsiz bir süre ve belirsiz bir yük talep eder. Çoğu insan bu soruya hayır demek zorunda kalmamak için hiç cevap vermez. Bunun yerine küçük, sınırlı ve somut bir talepte bulunun.
İlk mesajda mentorluk istemeyin. Bir soru sorun. İyi bir soru, ilişkinin kendiliğinden başlamasını sağlar.
İyi bir ilk mesaj şu üç şeyi içerir: kim olduğunuz, neyi denediğiniz ve tek bir net soru. Uzunluğu kısa olsun; karşı tarafın telefonda okuyup cevaplayabileceği ölçüde.
İlk cevabı aldıysanız asıl iş oradan sonra başlar. Mentorluk ilişkisini sürdüren tek şey, tavsiyenin karşılık bulduğunu görmektir. Kimse söylediklerinin boşa gittiğini hissettiği bir ilişkiye devam etmek istemez.
En verimli mentor görüşmeleri, genel sorular yerine belirli bir karar üzerine kuruludur. “Kariyerim için ne yapmalıyım?” sorusu cevaplanamaz. “İki iş teklifi arasında kaldım, birinde daha çok öğrenirim ama ekip küçük; siz neye bakardınız?” sorusu cevaplanabilir. Somut sorular somut deneyimi açığa çıkarır.
Her mentorluk ilişkisi kalıcı olmak zorunda değil. Bir dönem çok işinize yarayan biri, birkaç yıl sonra artık aynı katkıyı vermeyebilir; siz de değişirsiniz. Bunu bir kopuş gibi değil, doğal bir geçiş gibi görün. Teşekkür edip iletişimi seyrekleştirmek, ilişkiyi zorla sürdürmekten daha saygılıdır.
İhtiyacınız olan şeyi çoğu zaman tek bir kişiden almazsınız. Bir konuda yazdıklarını düzenli takip ettiğiniz biri, başka bir konuda arada bir soru sorduğunuz bir meslektaş ve haftalık buluştuğunuz bir çalışma grubu birlikte bir mentorluk ağı oluşturur. Bu ağ, tek bir kişiye bağlı olmadığı için daha dayanıklıdır.
Akran grubunun ayrı bir faydası vardır: aynı zorluktan geçen insanlar, sizin tam olarak nerede takıldığınızı anlar. Deneyimli biri sorunun cevabını bilir ama sorunun neden zor geldiğini unutmuş olabilir. İkisi birlikte iyi çalışır.
Bir gün siz de mentor tarafında olacaksınız ve bu sandığınızdan erken olur. Sizden altı ay geride olan birine yardımcı olmak için uzman olmanız gerekmez; yakın zamanda geçtiğiniz yolu hatırlamanız yeterlidir. Üstelik anlatmak, öğrendiğinizi pekiştirmenin en etkili yollarından biridir. Bu yüzden mentorluk almak kadar vermek de kendi gelişiminizin parçasıdır.
Son olarak: mentor bulamadığınız dönemler olacak. Bu, ilerleyemeyeceğiniz anlamına gelmez. Aynı konuyu çalışan akranlarla kurulan düzenli bir grup, çoğu zaman tek bir mentor kadar öğreticidir. İletişim tarafını güçlendirmek isterseniz platformdaki Etkili İletişim kursu bu ilk mesajları yazarken işinize yarayabilir.
Dijital Pazarlama Eğitmeni
Barış Ekinci on yıldır küçük ve orta ölçekli işletmelerin dijital kanallarını kuruyor. En çok uğraştığı iş, sınırlı bütçeyle sürdürülebilir bir düzen kurmak. Derslerinde vaat yerine ölçüm, hız yerine…
Motivasyon gelip geçer, alışkanlık kalır. Bu yazıda haftada birkaç saatle sürdürülebilir bir öğrenme düzeninin…
Ders izlerken her şey anlaşılır görünür, bir hafta sonra ise cümleler yarıda kalır. Bu yazıda çalışma saatleri…